Hızır ve Hıdırellezin kökeni hakkında çeşitli fikirler ortaya atılmıştır. Bunlardan bazıları Hıdırellezin Mezopotamya ile Anadolu kültürlerine ait olduğu; bazıları ise İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültür ve inançlarına ait olduğu yolundadır. Hıdırellez Bayramı’nı ve Hızır düşünüşünü tek bir kültüre mal etmek olanaksızdır. İlk çağlardan itibaren Mezopotamya, Anadolu, İran, Balkanlar ve hatta bütün Doğu Akdeniz ülkelerinde bahar ya da yazın gelişiyle belli başlı doğasal döngüler için sevinç duyulduğu görülmektedir.
Hızır
Hızır; yaşam suyu (ab-ı hayat) içerek ölümsüzlüğe ulaşmış; özellikle de baharda aramızda dolanarak, bolluk ve sağlık dağıtır. [4] Hızır bir kişiye verilen addan çok aslında bir doğasal durumu, baharla vücut bulan yaşamın tazelenmesini imgeler. Türkiye’de Hızır’a atfedilen özelliklerin bazıları:[5]
Kalbi temiz, Allah’a inanan insanlara yardım eder.
Uğradığı yerlere bolluk, bereket, zenginlik sunar.
Dertlilere derman, hastalara şifa verir.
Bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini, insanların kuvvetlenmesini sağlar.
İnsanların şanslarının açılmasına yardım eder.
Uğur ve kısmet sembolüdür.
Mucize ve keramet sahibidir.
Türkiye’de Hıdrellez Bayramı 6 Mayıs (5 Mayıs Gecesi) tarihinde kutlanır. Bugün Hıristiyanlarca da baharın ve doğanın uyanmasının ilk günü olarak kabul edilir; bu günü Ortodokslar Aya Yorgi, Katolikler St.Georges Günü olarak kutlamaktadırlar.
Hızır ve Kur’an [değiştir]
Bakınız: Kur’an (Kehf Suresi: 60-82)
Kur’an’da Kehf suresi’nde Musa ve bir gencin kıssası anlatılmaktadır. [6] Kehf Suresi’de dahil olmak üzere hiçbir yerde Hızır ismi geçmemektedir ancak çeşitli hadislerde bu şekilde anılmaktadır. [7] [8] Olayın yaşandığı yer için “iki denizin birleştiği yer” denilmektedir. Uzun bir yolculuk yapan Musa ile yanındaki gencin beraberlerinde, yemek için getirdikleri balığın kaçması ile başlayan olay sonrasında, 65. ayette Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik. denilerek Hızır olarak atfedilenden bahsedilir.
Kutlama mekanı
Hıdrellez kutlamaları genel olarak yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır. Bu gibi yerlere bu nedenle Hıdırlık denildiği de olur. [3] Hıdrellezde baharın taze bitkilerini ve taze kuzu eti ya da kuzu ciğeri yeme adeti vardır. Baharın ilk kuzusu yenildiği zaman sağlık ve şifa bulunacağına inanılır. Bugünde kırlardan çiçek veya ot toplayıp onları kaynattıktan sonra suyu içilirse bütün hastalıklara iyi geleceğine, bu su ile kırk gün yıkanılırsa gençleşip güzelleşileceğine inanılır.
Gecesi
Hıdrellez gecesi Hızır’ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere feyiz ve bereket vereceği inancıyla çeşitli uygulamalar yapılır. Yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır. Ev, bağ-bahçe, araba isteyen kimseler, Hıdrellez gecesi gül ağacının altına istediklerinin küçük bir modelini yaparlarsa Hızır’ın kendilerine yardım edeceğine inanırlar. Aynı zamanda dileklerini kırmızı kurdaleye bağlayıp gül ağacına asarlar. Bir yıl boyunca dileklerinin yerine gelmesini beklerler. Bazı kimseler de ateş yakıp, dilek dilerler. Ondan sonra yaktıkları ateşin üstünden atlarlar.
Birçok medeniyet ve kültürde hıdrellez bayramı vardır. Goran bregovic’ in (ederlezi-hıdrellez) ‘i anlatan parçasını maria Triselioti Yorumuyla paylaşmak istedim iyi seyirler.
[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=bStwaOGxy_Q&feature=related[/youtube]
Ederlezi Hıdrellez Sözleri ve Türkçesi
Same amala oro kelena Oro kelena dive kerena Sa o roma Sa o roma, babo, babo Sa o roma, o daje Sa o roma, babo, babo Ej, ederlezi Sa o roma, daje (amaro dive Amaro dive, ederlezi Ej... ah... ) Same amala oro kelena Oro kelena dive kerena Sa o roma Sa o roma, babo, babo Sa o roma, o daje Sa o roma, babo, babo Ej, ederlezi Sa o roma, daje Sa o roma babo, e bakren cinen. A me coro, dural besava. A a daje, amaro dive. Amaro dive erdelezi. Ediwado babo, amenge bakro. Sa o roma, babo. e bakren cinen. Eeee...j, sa o roma, babo babo, sa o roma daje. Sa o roma, babo babo, erdelezi. erdelezi, sa o roma daje. Eeee... sa o roma, babo babo, sa o roma daje. sa o roma, babo babo, eeee... Erdelezi, erdelezi. Sa o roma daje Ederlezi goran,ederlezi Kızların ağıtlar düzerken bosna yaylalarında, Acıya bulanmıştı şenlikleri, Ederlezi yine gelmişti her sene geldiği gibi, Ne bilsin burada yetim kızlar var Bu sene ederlezi babasız kalmıştı Yetim kızların yürekleriydi gelen. Sarı saçları mavi gözleriyle, Gökyüzü bile özenirdi güzelliklerine, Deniz utanırdı mavisinden, Cenazelere uğurlanmıştı ederlezi, Şurada yatan kefensiz, babalarımızdı Boşnak kızları goran'ın, Yetimdi sarıları, yetimdi mavileri. Ah ederlezi, niye geldin bu sene Bilmez misin, buradaki kızlar yetim Şurada yatan babalarımızdı, kefensiz Yaslar bağladı sarı saçlarımız Babasızdı mavi gözlerimiz Ve goran, haykır yine bosna dağlarına Ederlezi kızlarım, ederlezi



Mayıs 6, 2011
#1
arkadaşım Hıdrellez yazınız ve eklediğiniz video çok güzel etkilenmemek elde değil Teşekkürler.
Mayıs 6, 2011
#2
arkadaşım teşekkür ederim müzik çok duygusal çok harika.eline sağlık
Mayıs 6, 2011
#3
arkadaş hakikaten müzik çok duygusal insanı alıyor götürüyor. ellerine sağlık
Mayıs 6, 2011
#4
ağlamayan varmı bosna savaşını hatırlatıyor. teşşekürler.